Helatsion materyali – EDTA lı halatsionun incelenmesi
Chelation Treatment Studies:
- EDTA dan sonra atardamar darlığı
- Arteroskleroz incelemesinde ki olumlu etkileri:
- Kanser hastaları
- İncelemelerle amputasyon önlendi
- Arterioskleroza bağlı kalp hastalığı
- Beyne kan akışı
- EDTA hakkında ki belgeler ve klinik araştırmalar:
- ABD sağlık bakanlığının helatsion üzerine yaptığı incelemeler
EDTA dan sonra Atardamar darlığı
Elli yedi hastanın beyin atardamarına girmeden önce ve girdikten sonra 29 interven etilen diamin tetraasidik asidi verilmiştir (EDTA).Terapiden önce ve sonra yapılan ölçümlerde sonuçlar şu şekilde ortaya çıkmıştır. Beyin atardamarındaki genişlemeler ortalama %18 (от %28 den %10) azalmıştır (P<0.001). Hastaların yüzde seksensekizinde beyin atardamarındaki kan dolaşımı EDTA halatoterapisinden sonra düzene girmiştir. Karotid ve interkranium atardamarındaki (sağ ve solda) daralma EDTA halatoterapisinden sonra düzene girmiştir.
E.W. McDonagh, osteopatik uzmanı aynı zamanda amerikan koleji üyesi (FACGP); C.J. Rudolph, DO, bilimadamı; and E. Cheraskin, tıp doktoru, diş hekimi Dr. E.W. McDonagh, Amerikan sağlık akademileri bşkanları kurulu üyesi, McDonagh tıp merkezi Gladston, Missuri, dr. C.J. Rudolph ile çalışmalar yapmaktadır. Prof.Dr. E. Cheraskin Alabama eyaleti üniversitesi tıp fakultesi eski dekanlarındandır.
Arteroskleroz incelemesinde ki olumlu etkileri
470 hasta üzerinde yapılan EDTA halatoterapisin değişik parametrelerde yapılan gerçeği yansıtan sonuçları şu şekildedir. Hastaların bilinçi açıktı,kullandığımız araştırma metodlarına göre hastaların üzerinde %80 den %0 kadar iyileşme gerçekleşmiştir. Hastalarımızdan 92 tanesi ameliyat olması gerekirken bu sayı halat tedavisi sonrasında veya halat tedavisi sırasında 10 a inmiştir, bu da sigorta şirketlerine 3 milyon dolar kar elde ettirmiştir.6 yaıldır yaptığımız araştırmalar süresince nemli derecede hiçbir yan etkisi ortaya çıkmamıştır.EDTA lı halatoterapi etkili,zararsız ve güvenli bir tedavi sağlar.
Claus Hancke tıp doktoru.Kopenhang tıp fakültesinde eğitim almıştır.Pratisyen hekim olup danimarkadaki halatoterapi kurulu başkanıdır. Aynı zamanda davranış biçimi kurulu üyesidir (ABCT). Knut Flytlie tıp doktoru,Almanya nın Gutenberg şehrindeki tıp fakültesinde eğitim almıştır. Pratisyen hekim olup alternatif tıp ve halatoterapi kliniğini yönetmektedir. Aynı zamanda ABCT üyesidir.
Kanser hastaları
EDTA lı halatoterapi sonrasında kanser ölümlerinde yüzde doksan azalma gözlenmiştir
18 yıl boyunca EDTA halatoterapi uygulanan 59 kanserli hastadaki ölüm oranlarında %90 azalma gözlenmiştir.Tedavi uygulanan 59 hastadan sadece 1tanesi hayatını kaybederken (%1.7),EDTA ile tedavi görmeyen diğer gruptaki 172 hastadan 30 tanesi hayatını kaybetmiştir(%17.6) (Р = 0.002). Aynı zamanda ateroskleroz hastaları arasındaki ölüm oranıda azalmıştır. Kanserin belirtileri ortaya çıkmadan başlanan halatoterapi uzun süreli kullanıldığında kansere karşı çok iyi sonuçlar vermiştir. İsviçrenin otobana yakın küçük küçük bir kasabasında araştırmaya tabii tutulan ve tedavi gören hastalar beraber yaşamaktadır. Her iki gruptaki hastalarda kurşun içeren ekzos gazlarına,endüstiyel atıklara ve kanserojen atıklara mağruz kalmaktadır. Araştırma yapılan grubun mağruz kaldığı kanser riski normal şehirlerde yaşayanların kaldığı etkiden fazla değildir. Yapılan istatistiklerde ğörülmüştür ki EDTA lı halatoterapi kanser ölümlerindeki azalmamının en önemli faktörüdür.Bu bilgi Zürih üniversitesi öğretim görevlileri tarafından yapılmıştır.
NOT: Yukarıda basedilen bilgiler sadece kansere karşı alınacak tedbir amaçlıdır.Halatoterapi kanser hücresi rastlanmayan genç hastalar üzerinde uygulanmıştır. Onlar 18 yıl boyunca takip altında tutulmuştur. Kesin olarak kanser tehşisi konmuş hastalar üzerinde bir geçerliliği yoktur.
Walter Blumer, tıp doktoru . Elmer M. Cranton,tıp doktoru. Dr.W.Blumer aile hekimi aynı zamanda Neststal,İsviçre de halatoterapi uygular.
İncelemelerle amputasyon önlendi
İlerlemiş safhada perifer damarlarında gangren olan 4 hasta üzerinde yapılan incelemede. Bu hastalar geleneksel tıbbın sunduğu bütün imkanları kullandıkları halde ameliyat olmaktan başka çareleri kalmamıştır. Ameliyat olmak yerine damardan EDTA lı halatoterapi uygulanmıştır,bütün durumlarda olduğu gibi burdada başarılı sonuçlar alınmıştır. İlerlerlemiş gangren hastaları olmalarına rağmen bu tedaviyle iyileşmişler ve ameliyata gerek kalmamıştır.Uzun süreli takipleri sonucu,bu takipler 1 yılın üzerindedir,görülmüştür ki dört hastada çok iyi durumdadır ve gangren sonucu oluşan izler ağrısız ve acısızdır. Bunun gibi durumlarda terapiye ek olarak vitmain,mineral ve iki olayda basınçlı oksijen tedavisi uygulanmıştır.
Richard Casdorph, tıp doktoru, ve Charles H. Farr, tıp doktoru.
Doktor H. Richard Casdorph şu anda Californiya daki tıp fakültesinde öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.Long beach Californiya üniversitesinde İç hastalıkları kardioloji bölümü uzmanlığı yapmıştır. Minesota üniversitesinde doktorasını tamamlamıştır,Meio kliniğinde çalışmalarını sürdürmaktedir. Yakın zamanda Californiya üniversitesi Los Angeles (UCLA) tıp fakültesi kardioloji bölümünde öğretim görevlisi olarak ders vermiştir ve Long beach taki devlet hastanesinde başhekimliği yapmıştır. Doktor Charles H. Farr Amerikadaki halatoterapi komitesinin başkanı ve Amerikan akdemisi halatoterapi komitesi üyesidir. Şu anda Oklahoma da özel kabinetinde çalışmaktadır.
Arterioskleroza bağlı kalp hastalığı
EDTA lı Halatoterapi: Ateroskleroza bağlı kalp hastalığı üzerinde ki etkisi
Ateroskleroza bağlı kalp rahatsızlığı olan on sekiz hasta üzerinde,ventrikul fraksionunu ölçmek için izotop 99m teknetyum tekniğiyle, EDTA halatoterapisi öncesi ve sonrası araştırma yapılmıştır.İstatistiklere göre sol ventrikul fraksionunda büyük oranda iyileşme olduğu gözlenmiştir.
| 1. RH | 59 | E | 51% | 62% | +11% | 20 |
| 2. RS | 65 | E | 35% | 40% | + 5% | 20 |
| 3. ES | 54 | E | 55% | 71% | +16% | 20 |
| 4. MU | 72 | K | 59% | 61% | + 2% | 20 |
| 5. GB | 75 | K | 74% | 77% | + 3% | 20 |
| 6. SU | K | E | 53% | 65% | +12% | 20 |
| 7. HH | 72 | K | 59% | 69% | +10% | 18 |
| 8. MB | 73 | K | 46% | 61% | +15% | 20 |
| 9. DF | 60 | K | 61% | 68% | + 7% | 4 |
| 10. KS | 57 | K | 76% | 77% | + 1% | 20 |
| 11. MK | 57 | K | 73% | 79% | + 6% | 20 |
| 12. ÖG | 72 | K | 63% | 64% | + 1% | 16 |
| 13. ND | 67 | E | 63% | 66% | + 3% | 20 |
| 14. KA | 56 | E | 64% | 65% | + 1% | 20 |
| 15. AA | 55 | K | 65% | 68% | + 3% | 20 |
| 16. RP | 48 | K | 58% | 56% | - 2% | 20 |
| 17. AK | 52 | E | 58% | 61% | + 3% | 20 |
| 18. JR | 47 | E | 63% | 70% | + 7% | 20 |
H. Richard Casdorph, tıp doktoru.
California üniversitesi tıp fakültesinde öğretim görevlisi.
Beyne kan akışı
Beyninde ki kan dolaşımında sorun olduğu belirlenen on beş hasta üzerinde,izotop 99m teknetyum tekniyle araştırma yapılmıştır.Yaklaşık yirmi interven sıvı EDTA terapisinden sonra,önemli derecede düzelme gözlenmiştir (P = .0005).Hastaların birtanesi hariç,hepsinde klinik olarak iyileşme gözlenmiştir.EDTA halatsion yoluyla,alaminyum ve kalsiyumu vücuttan uzaklaştırır. Alaminyumun,yaşlılık öncesi ve sonrası ortaya çıkabilen bunamayla alakası vardır.Bu olaylardan da anlaşılabileceği gibi,tıpta bu gibi durumların tedavisinde kullanılabilecek daha etkili bir tedavi yöntemi yoktur. Radyasyonlu atıklarla ilgili araştırma,Lon beach Memorial hastanesi nükleer tıp merkezinde yapılmıştır,Kalifornya.
Soldaki çizelge normal olması gereken beyin dalgalarını gösteriyor.Max.A dalgası beyne gelen kanı,B noktası ise kanın beyinden çıktıktan sonraki seviyeyi gösterir,radyasyondan iz yoktur ve teknetyumun seviyesi Bnoktasına kadar düşer. Bundan sonra kısa bir resirküle dalgası Coluşur ve sabit haline geri döner. Sağdaki üç dalga serebral kan dolaşımında ki ciddi tıkanıklarda meydana gelen eğriyi gösteriyor.Vücutta ki kan akışı yavaşladığı zaman,beyne giden kan akışında da yavaşlama olur,bu olay A dalgasının max.nun sağ kaymasıyla gösterilmiştir.Bu şekilde beyne daha az oksijenli kan gittiğinden dolayı,radyasyon olayına etki etmeside zayıf olur.Bu da B noktasında,şekilde de görüldüğü gibi yükselmeye sebep olur. B noktasında ki yükselme bize,kişide ki damar tıkanıklığının nekadar ilerlemiş olduğunu gösterir.EDTA halatoterapisi ile B noktasnın yüksekliğinde azalma gözlenmiştir,bu da bize terapinin etkili olduğunu göstermektedir.
H. Richard Casdorph, tıp doktorudur,Californiya üniversitesi tıp fakültesinde asistan olarak görev yapmaktadır. Minesota üniversitesi tıp fakultesinde iç hasatlıkları ve kardioloji uzmanlığı diploması almış ve Meio şehrinde bu dalda çalışmaktadır. USLA fakultesinde öğretim görevlisi olarak çalışmış ve Longh Beach taki özel hastanesinde baş hekimlik yapmıştır.
EDTA hakkında ki belgeler ve klinik araştırmalar:
Amerikan farmakooji ve besin takviyeleri derneği,kurşun ve diğer ağır metal zehirlenmelerinin tedavisinde kullanılmak üzre,sentetik aminoasit olan diamin tetra asidik asidini (EDTA) üretmiştir.Önceki araştırmalarımızda da anlattığımız gibi,bu dernek interven (EDTA) halatoterapisini de şu hasatlıklarda;aritmi,damar tıkanıklığında,artrioventrikular defektlerde,kalsium ve hiperglisemi birikmelerinde,tedavi amaçlı kullanılmasını doğrulamıştır.Bu terapinin etkili olduğunu anlatan yazılar ve araştırmalar,1970 yılında bilinmeyen sebeplarden dolayı(sadece derneğin bildiği sebeplarden dolayı) yayından kaldırılmıştır.Çok şükür ki doktorlar,sadece derneğin doğrulamış olduğu tedavi yöntemlerini değilde,kendi doğru gördükleri yöntemleride uygulamaktadırlar.Ağır metal zehirlenmelerinin tedavisinde (özellikle kurşun) EDTA resmi tedavi edici ilaç olarak kabul edildiği için,birçok doktor farmakolojik olan EDTA yı bu gibi ve daha birçok başka hastalığı tedavi atmekte kullanmaktadırlar. İki tıp kuruluşunun doktor üyeleri-ateroskleroz ve diğer degenerativ hastalıklara tedavi ve destek amaçlı,EDTA yı uygulama eğitimi almıştır.
Bu kuruluşlar şunlardır, American College for Advancement in Medicine (Amerikan tıp araştırmaları koleji) (800-532-3688) и Great Lakes Association of Clinical Medicine (Büyük gölleri klinik araştırma merkezi) (800-286-6013). Bu iki kuruluşun üyeleri ve hastaları,yüksek etkisi olan EDTA lı halatoterapiyi,geleneksel tıbbın tamamlayıcı olarak görmekte ve baypas ve anjiyo da devrim olarak kabul etmektedirler.
Peroral EDTA nın klap-damar hastalıkları üzerinde ki olumlu etkileri
İnterven EDTA terapisinin kabul edlimiş geniş faydalarına rağmen,tıpta peoral EDTA nın kullanım alanları hakkında pek fazla bir bilgi yoktur.Önceki klinik araştırmalar göstermiştir ki EDTA,farelerde yağ kaybına,tavşanlarda kolesterol seviyesinde düşüşe ve insanlarda tansiyon düşüşüne sebep olmuştur.Daha sonra 10 ateroskleroz yada tansiyon hastası üzerinde peroral EDTA nın etkileri üzerine araştırma yapılmıştır.Hsatalardan dördünde yüksek tansiyon,dördünde stenokardi ,bir tanesinde perifer damar hastalığı(kronik kas ağrılarıyla) ve birinde de geçmiş kalp krizi vardır.Hepsine üç ay boyunca günde 1mg peroral EDTA verilmiştir.On hastanın yedisinin kolesterolü önemli ölçüde düşmüştür,on hastanın birden tansiyonu normale dönmüştür.E n önemli değişiklik kronik kas ağrıları çeken hastada meydana gelmiştir,kolesterol seviyesi 278 mg dan 128 mg ve 100mg a kadar inmiştir.Aynı zamanda bu hastada haraket yapabilme süreside uzamış,kol ve bacaklarında nabız hissedilmiştir.Dört stenokardi hastasında da düzelme gözlenmiştir.
Yirmi hastadan oluşan başka bir gruba da,üç aya boyunca günde bir mg EDTA verilmiştir(hiperkolesterolemi,stenokardi yada perifer damar hastası). Bu kısa süre içerisinde,kolesterolü yüksek olan dokuz hastanın da kolesterolü normal seviyeye düşmüştür. Hiçbir hastada yan etki gözlenmemiştir.Beş hastanın stenokardi nöbetlerinde azalma gözlenmiştir.Kalp krizi geçirmiş olan bir hasdatada,önceden çok sık görülen,güçlü stenokardi nöbetleri tamamen bitmiştir.
Başka bir araştırmada,kolesterol seviyesi çok yüksek olan iki hastaya da peroral EDTA verilmiştir.Hastanın bir tanesine bir yıl boyunca,devamlı yükselen dozlarda 500mg dan 4gr a kadar EDTA veriliyor,diğer hastaya ise,üç yıl boyunca günde 1,000 mg veriliyor.( Şekl.1). Birici hastanın-kadın,üç yıllık terapi sonunda kalp krizi geçirmesine rağmen,çok çabuk toparlanmiş,tenokardi ve ağrı nöbetleri bitmiş ve kendini çok iyi hissetmektedir,aynı zamanda EDTA almaya devam etmektedir.İkinci hasta da hiperholesterolemi dışında,ksantom hastalığı(kandaki yağ hücrelerinin çok yüksek olduğu durumlarda,deride görülen sarı kabuklu yaralardır) da vardır.Bu hastada peroral EDTA tedavisi sonucu,sadece kolesterol seviyesi düşmekle kalmamış,aynı zamanda deri rahatsızlığı da tamamen ortadan kalkmıştır.Hastalarda ki diğer kan değerleri(böbrek ve karaciğer foksiyonları),araştırma süresi boyunca normal seviyelarde kalmıştır.Bu araştırmalar bize tekrardan gösteriyor ki,4gr a kadar çıkan yüksek doz kullanılmasına rağmen,peroral EDTA terapisinin hiçbir yan etkisi yoktur.
Bir başka araştırmada italyan bilim adamları kanıtlamıştır ki;ateroskleroz hastalarında günde oral yolla alınan iki gram EDTA,etkili bir şekilde kandaki kolesterolü düşürmüştür.Wayne State University (Ueyn Devlet üniversitesi) den bilim adamları tavşanlar üzerinde yapılan bir araştırmayla kanıtlamıştır ki,hergün deriden EDTA iğnesi yapılan tavşanlarda ki aterosklerotik plaklarda kayda değer ölçüde değişiklik olmuştur.
Besin takviyesi olarak EDTA kullanım alanları. Etkiki farmakolojik kullanım alanları dışın da EDTA,Amerikan farmakoloji ve besin takviyeleri derneği tarafından onaylanmış ve genel olarak yan etkisi olmayan(GRAS) takviye ünvanı verilmiştir.EDTA nın özellikleri: (1) birçok metali bağlar; (2) katı ve sıvı yağları stabilize etmek için,diğer antioksidanlarla ortak haraket eder; (3) patates ürünlerinin kararmasını engeller; (4) vitaminleri stabilize eder; (5) balıkların kararmasını engeller; (6) sütün tadının değişmesini engeller; (7) paketlenmiş karışımların katılaşmasını engeller; (8) hazır,toz sütün köpürmesini sağlar; (9) yumurta tozundan çırpılarak yapılmış yumurtaların renginin değişmesini engeller; (10) konserve edilmiş baklagillerin dayanıklılığını sağlar; (11) biranın dayanıklılık süresini uzatır; (12) gazlı içeceklerin tadının bozulmasını ve gazının gitmesini engeller; (13) et ürünlerinin oksidasyona uğrayarak bozulmasını engeller; ve (14) konserve edilmiş meyve ve sebzelerin kararmasını engeller.
EDTA nın besinlerde kullanımı çok yaygın olduğundan,kan deneylerinde de kullanılması,O.Djey Simsın davasında delil olarak gösterilmesi,kullanım alanları konusun da tartışma doğmasına sebep olmuştur – kanda mı besinlerde mi?Çünkü EDTA kan incelemelerinde antikoagulan madde olarak kullanılmaktadır.
Oral yolla alınan EDTA nın emilimi.1954, Dr. Hari Formın ve onun arkadaşları,ses getiren bir araştırma yaparak,oral yolla alınan EDTA nın nekadarlık bir kısmının vücut tarafından emildiğini açıklamışlardır.Bilim adamları,oral yolla alınan EDTA nın max. %5 lik bir kısmının emildiğini (şekl.2) ve tamamının vücuttan atılmasının üç gün sürdüğünü bulmuşlardır.Eğer bir kişi 800mg EDTA içeren besin takviyesi alırsa (besin takviyesinin içindeki maddeleri stabilize etmek amacıyla kullanılmıştır),ozaman Dr. Formın ın araştırmasına dayanarak diyebiliriz ki ;yaklaşık 40mg hergün emilirse,ayda 1200mg emilmiş olur.Buda bir interven halatoterapisinde kullanılan EDTA dozuna eşit olur.Bu şekilde Dr. Born ve Gürkingin de geçen ay Nutritional News dergisine verdikleri demeçte açıkladıkları en iyi düşük doz miktarıyla aynı seviyede olur.
İnterven halatoterapisinden değişik nedenlerle (parasal ,yaşadıkları bölgenin uygunsuzluğu,çalıştıkları işlerden veya herhagi başka bir sebepten dolayı)yararlanamayan kişilerle; da az yoğunluğu olan bir terapiden geçmek isteyen kişilere bizim tavsiyemiz,interven halatoterapisinin faydalarından,EDTA kullanılarak stabilize edilmiş besin takviyelerini kullanabilirler.Uzun süren kullanım sonucu meydana gelebilecek olan,mineral ve vitamin kayıplarına karşı,doktor İra Manvil ve doktor Robin Mouzer EDTA terapisi sırasında,vitamin ve mineral bakımından zengin besin takviyeleri almanızı öneriyor.(besin takviyelerinin yemek sırasında alınmasını ve EDTA la aynı anda alınmamasını öneriyor.) Dr.Gari Gordın,EDTA nın sabah aç karınla alınmasını (1saat yemekten önce yada 2-3saat yemekten sonra) tavsiye ediyor, çünkü EDTA istenmeyen ağır metallere ve yemeklere bağlanarak ancak ozaman etkisini gösterir.
Kaynaklar:
Calcium disodium edetate and disodium edetate. Federal Register, Volume 35, No. 8, Tuesday, January 13, 1970, 585-587
Perry, H. Mitchell, Schroeder, Henry A. Depression of cholesterol levels in human plasma following ethylenediamine tetracetate and hydralazine. J Chronic Diseases, 1955, 2: 5, 520-532
Schroeder, Henry A. A practical method for the reduction of plasma cholesterol in man. J Chronic Diseases, 1956, 4: 461-468
Perry, Jr., and Camel, G., Some effects of CaNa2EDTA on plasma cholesterol and urinary zinc in man, in: Metal Binding in Medicine, by Marvin J. Seven and L. Audrey Johnson (eds), 1960, J.B. Lippincott Company, Philadelphia, 209-215
Mariani, B., Bisetti, A., and Romeo, V. Blood-cholesterol-lowering action of the sodium salt of calciumethylenediaminotetraacetic acid. Gazz Intern Med e Chir, 1957. 62: 1812-1823
Wartman, A., Lampe, T.L., McCann, D.S., and Boyle, A.J. Plaque reversal with MgEDTA in experimental atherosclerosis: Elastin and collagen metabolism. J Atherosclerosis Res, 1967, 7: 331-341
Aamoth, H.L., and Butt, F.J. Maintaining food quality with chelating agents. Annals New York Academy of Sciences, 1960, 526-531
Furia, T. EDTA in Foods-A Technical Review. Food Technology, 1964, 18: 12, 1874-1882
Foreman, H., Trujillo, T. The metabolism of C14 labeled ethylenediaminetetra-acetic acid in human beings. J Lab Clin Med, 1954, 43: 566-571
Born, G.R., and Geurkink, T.L. Improved peripheral vascular function with low dose intravenous ethylene diamine tetraacetic acid (EDTA). Townsend Letter for Doctors. July, 1994, # 132, 722-726
Manville, I., and Moser, R. Recent developments in the care of workers exposed to lead. AMA Arch Indust Health, 1955, 12: 528-538
Gordon, G. Oral Chelation with EDTA. J Holistic Medicine, 1986, 8: 1 & 2, 79-80
ABD sağlık bakanlığının helatsion üzerine yaptığı incelemeler
Amerika Sağlık Bakanlığının halatsio hakkında yaptığı incelemeler için daha fazla bilgiyi http://nccam.nih.gov/news/2002/chelation/pressrelease.htm sayafasında bulabilirsiniz.






